Maç ve Film Keyfi Digitürk’te Yaşanır

Türkiye’ye maç yayınları ile giriş yapan ve zaman içinde hızla büyüyen, Eutelsat 7A üzerinden yayın yapan normal kanala göre beş kat daha canlı renkler, ses ve görüntü kalitesinde hizmet veren digitürk farkını yaşamak artık herkse için bir lüks olmaktan çıktı ve ihtiyaç haline geldi. Her bir kanalı ile televizyon severleri ekran başına kilitlemeyi başaran, dünyanın önde gelen ve izlenme rekorları kıran filmleri, maçları, yarışma ve müzik kanalları bünyesinde barındıran koca bir aileye dâhil olmak için geçerli pek çok sebebiniz var. Canlı yayın ile tüm dünya maçlarını izleme kolaylığı, günün her saatinde bir birinden seçkin ve popüler film kanalları, bayan, erkek ve çocuklara yönelik zengin yayın akışı ve programlara sahip dijital bir platformda aradığınız her şeyin daha fazlasını bulacaksınız. Digitürk içinde neler diye merak ediyorsanız sitemize gelmeniz ve incelemenizde yarar var. Giriş paketleri ile başlayan ve her bütçeye, her zevke uygun inanılmaz kampanya ve fırsatlar arasından size göre pek çok paket olduğunu görecek ve şimdiye kadar neden almadığınız için pişman olacağınız güvenli ve geçerli bir ortama katılmak için daha ne bekliyorsunuz?

digitürk

Digitürk Her Zaman Yanınızda

Ülkemizde 1999 yılından bu yana yayın hayatında bulunan ve her zaman müşterilerine yüksek kalite, uygun fiyat politikasını uygulayan digitürk her zevke ve her tarza uygun onlarca farklı ve yeni televizyon kanalları ile hizmet vermektedir. Yakın bir zamandan itibaren dilediğin her yerde digitürk ayrıcalığından yararlanma imkânı sunan dijital platform tüm üyelerine ücretsiz bir şekilde yeni nesil akıllı telefonlar üzerinden, tablet ve bilgisayar üzerinden ulaşma imkânı sunmaktadır. Digimobil bilgiler eşliğinde eski ve yeni diziler, canlı yayınlar ve sevdiğiniz diziler izlenebilme özelliğine sahiptir. Türkiye ve dünyada meydana gelen her türlü spor müsabakalarını canlı olarak izleme ve takip etme imkânı sunmaktadır. Digitürk dünyasına dahil olmak ve fırsatlardan yararlanmak için tek yapmanız gereken online olarak başvuru yapmak veya telefon yolu ile bizlere ulaşmanız halinde başvurunuz hızlı bir şekilde değerlendirilerek işlemleriniz kolay bir şekilde yapılarak size özel ve istediğiniz paket seçimine uygun imkanlar sunulacaktır. En sevilen filmler, en sevilen kanallar, film kanalları ileri derece daha net görüntü ve ses kalitesinde ister Türkçe dublaj, ister alt yazılı filmler ve maçların tamamını kolayca izleme imkânınız mevcut olacaktır.

digitürk

Türkiye’de diyabet dünyadan 2 kat hızlı yayılıyor

Türkiye Diyabet Vakfı, Türkiye’de diyabetin, dünyadan iki kat, Avrupa’dan ise dört kat daha hızlı arttığını bildirdi.

Türkiye Diyabet Vakfı’nca yapılan açıklamada, Dünya Sağlık Örgütünün, dünya tarihinde ilk kez bir sonraki kuşağın ömrünün önceki kuşaktan daha kısa olacağı öngörüsünde bulunduğu belirtildi.

Açıklamada, dünyada 382 milyon diyabetli olduğu ve 20 yıl sonra bu sayının yüzde 55 artarak yaklaşık 600 milyona ulaşacağı kaydedilerek, dünyada diyabet, obezite ve bununla doğru orantılı kalp damar hastalıkları ile kronik hastalıklarda büyük bir artışın söz konusu olduğu vurgulandı.

Bu riski gören Birleşmiş Milletler’in, tarihinde dördüncü kez bir hastalıkla mücadele için toplandığı ifade edilen açıklamada, “Dördüncü toplantının diyabet için düzenlenmesi artış hızının ne kadar ürkütücü bir boyuta geldiğini ortaya koyuyor. Diyabet, tıpkı bulaşıcı bir hastalık gibi gün geçtikçe artış gösteriyor” denildi.

AA

Deri kanseri kahverengi benlerle geliyor

Tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de deri kanserine yakalanan kişi sayısı artıyor. Deri kanseri nedenleri arasında yer alan benler konusunda vatandaşları uyaran uzmanlar, özellikle kahverengi olan benlerin mutlaka kontrol altında tutulması gerektiğini belirtiyor. Herkesin öncelikle kendi kendinin doktoru olması gerektiğini belirten Dermatoloji Uzmanı Dr. Cengiz Bıçakçı, benlerin tehlikeleri hakkında şunları söyledi:

Benlerin risk analizi yapılmalı

“Sağlığımız açısından tehlikeli olabilecekler öncelikle kahverengi benlerdir. Benleri kontrol edip, ‘riskli’, ‘izlenmesi gereken’ , ‘derhal alınması gereken’ gibi gruplandırmalar yapıyoruz. Hasta bu konuda eğitimliyse olumsuz bir gelişme olduğunda vakit geçirmeden doktora başvuruyor. ‘Ben’ deyince, halk arasında akla kahverengi benlerin geliyor. Deride çok sayıda farklı hücre var ve bunların her biri ayrı ayrı benlerdir. Vücudumuzda kan benleri, renk yapan hücre benleri, yağ hücre benleri, ter hücre benleri gibi çok sayıda ben bulunuyor.”

Kahverengi benler sağlık açısından tehlikeli

“Sağlığımız açısından tehlikeli olabilecekler öncelikle kahverengi benlerdir. Ancak bunu çok abartıp panik yapılmamalıdır. Çünkü, hemen herkeste bir veya birkaç tane ben vardır. Normalde bu benler kişilere zarar vermeden yaşam boyu bulunurlar. Bir benin kötüleşmesi, bir diğer ifadeyle kansere dönüşmesi açısından bazı ipuçları vardır. Kişinin adeta kendi kendinin doktoru olarak bu ipuçlarını öğrenmesi gerekiyor. Kliniğimizde, benlerinin kontrolü için gelen hastalarımıza kısa bir eğitim veriyoruz. Benlerinin büyüklüğü, şekli, renk dağılımı, deriden kabarık olup olmayışı ve bunun gibi özelliklerini bir puan sistemiyle değerlendirip, ‘riskli’, ‘izlenmesi gereken’ ya da ‘derhal alınması gereken’ bir ben olup olmadığını hem değerlendiriyor; hem de hastaya öğretiyoruz.”

Riski bilenler zamanında doktora başvurabiliyor

“Benlerin risk analizinin nasıl yapılacağı eğitimlerle vatandaşlara öğretilmesi gerekiyor. Bu eğitimi alan hastalar, daha bilinçlenip benlerindeki herhangi bir olumsuz gelişmede vakit geçirmeden doktora başvurabiliyor. Çünkü böyle durumlarda zaman çok önemlidir. Benlerin izlenmesi gerekiyorsa, 6 ay veya yıllık periyotlarda izlenebilir. Benin alınması gerekiyorsa, alınıp patoloji tahliline gönderilir.”

Riskli benlerin alınması gerekir

“Bildiğimiz kahverengi benlerle, melanom denilen deri kanseri arasında çok sıkı bir ilişki yok. Ancak, ailesinde melanom olan kişiler normal benleri açısından sıkıca takip edilmelidir. Halk arasında, ‘Benler alınmaz, alınırsa daha kötü olur’ gibi bir inanış vardır. Bu tamamen yanlıştır. Gerekirse riskli benlerin alınmasının hiçbir sakıncası yoktur. Melanom dediğimiz kanser, normal bir deri alanında gelişebildiği gibi ne kadar tehlikeli olursa olsun, erken tanı ve tedavisi kesin hayat kurtarıcı olmaktadır.”

İHA

Böbrek naklinde robotik cerrahi dönemi

Akdeniz Üniversitesi’nde gerçekleştirilen bir böbrek naklinde vericiden böbrek, robotik cerrahi tekniği ile alındı. Ameliyatla ilgili Akdeniz Üniversitesi Hastanesi’nde düzenlenen basın toplantısına Prof. Dr. Tuncer Karpuzoğlu Organ Nakli Merkezi Müdürü Prof. Dr. Bülent Aydınlı, Genel Cerrahi Anabilim Dalı’ndan Doç. Dr. Ayhan Mesci, Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı’ndan Prof. Dr. Necmiye Hadimioğlu ve organ nakli koordinatörü Nilgün Keçecioğlu katıldı.

Prof. Dr. Aydınlı, burada yaptığı açıklamada, Akdeniz Üniversitesi Organ Nakli Merkezi’nde robotik cerrahi devrinin başladığını söyledi.

Dünyada 3 bin 200, Türkiye’de ise 32 robot bulunduğunu hatırlatan Aydınlı, bu robotların ülkedeki özellikli üniversitelerle devlet hastanelerinde bulunduğunu kaydetti.

Aydınlı, robotik cerrahi ile çeşitli ameliyatların yapıldığına işaret ederek, “Robot ile bağışçı kişiden böbreği çıkardık ve oğluna naklettik. Gayet güzel ve başarılı bir ameliyat geçti. Herhangi bir sıkıntı yok. Vericimiz de sağlıklı. Robotik cerrahinin organ nakillerinde kullanılmaya başlanması bizim ve hastalarımız için çok önemli” diye konuştu.

– “Böbreğin nakledilmesinde de kullanılacak”

Robotik cerrahiyi organ nakillerinde daha fazla kullanacaklarını anlatan Aydınlı, “Üniversite yönetimi robotla ilgili hastadan hiçbir ek ücret de almayacak. Robotu sadece böbreği çıkarma işleminde kullandık. Bir müddet sonra böbreğin alıcıya nakledilmesi sırasında da kullanacağız. Bu, Türkiye’de hiç yapılmadı” diye konuştu.

Prof. Dr. Ayhan Mesci ise laparaskopi yöntemiyle ameliyatları 2 boyutlu yaparken robotik cerrahi ile 3 boyutlu gerçekleştirdiklerini ifade etti.

Robotik cerrahi ile aletlerin açılanması ile kullanım kolaylığının daha iyi olduğunu belirten Mesci, “Robotla yapılan ameliyatların daha etkili olduğunu yapılan çalışmalar gösteriyor. Biz de ilk defa uyguladık. Bundan sonra böbreğin nakledilmesi ve karaciğerin alınmasında da kullanmaya çalışacağız” diye konuştu.

– Anneden oğluna ikinci hayat

Robotik cerrahiyle böbreği alınan 46 yaşındaki Cemile Saykaç, Eskişehir’de yaşadıklarını ve 15 yaşındaki oğlu İbrahim Furkan Saykaç’ın tek böbrekli dünyaya geldiğini söyledi.

Oğlunun 1 yıl önce diğer böbreğinin de işlev görmemeye başladığını dile getiren Saykaç, 8 aydır diyalize giren oğluna böbreğini vermek için gönüllü olduğunu ifade etti.

Nakil işlemleri için Akdeniz Üniversitesi’ne geldiklerini anlatan Saykaç, “Doktorlar robotik cerrahiden bahsettiler. Önce korktum ancak doktorların verdiği güven sayesinde böbreğimin robotik cerrahi ile alınmasına karar verdim. Nakil başarıyla gerçekleşti. Çok mutluyum. Hem oğluma hem de Türk tıbbına bir faydam dokundu” dedi.

AA