“Kendinize oy verin, çocuklarınızın geleceğine oy verin”

Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, ”Vatandaşlarımızdan istediğimiz, Türkiye’deki istikrarın bozulmamasıdır. Türkiye’nin krizler, kaoslarla karşı karşıya kalmamasıdır. Bunun için tek başına, güçlü bir şekilde AK Parti’yi iktidara getirmenizi diliyoruz” dedi.

Kurtulmuş, Gürgentepe ilçesinde AK Parti seçim bürosunun açılışını gerçekleştirdi. Daha sonra bir çay ocağında vatandaşlarla bir araya gelen Kurtulmuş, vatandaşlara hitap etti.

Yeni seçimle birlikte 7 Haziran’da yarım kalan sürecin tamamlanacağını belirten Kurtulmuş, Cumhuriyet tarihi boyunca ilk kez seçim hükümetinin uygulandığına dikkati çekerek, genel seçimlerin milletin geleceği adına hayırlı olmasını diledi.

Kurtulmuş, milletin ortaya koyacağı iradenin Türkiye’nin geleceğini belirleyeceğini vurgulayarak, şunları söyledi:

“7 Haziran’dan sonra maalesef birileri zannetti ki nasılsa ortaya bir hükmet çıkmadı, güçlü bir hükümet kurulamadı, o zaman Türkiye şöyle bir sallanır. Türkiye birtakım krizler, kaoslar içerisine girer zannettiler. Terör örgütlerinin düğmelerine basıldı. 20 Temmuz’dan bu yana memleketimizde insanlar maalesef ciddi bir terör saldırısıyla, tehdidiyle karşı karşıya kaldı. Terörün fitilini ateşleyenler zannetti ki hükümet zayıftır, hükümet bu anlamda bir şey yapamaz. Allah’a çok şükür, 20 Temmuz’dan bu yana geçici bir hükümet olmasına rağmen her türlü tedbiri alıyoruz ve bu memlekette silahların susması için, toprağa gömülmesi için, terörün sona ermesi için canla, başla gayret sarf ediyoruz.”

Geçici hükümet kurulmasına rağmen önemli konularda gerekli tedbirlerin alındığını anlatan Kurtulmuş, “Bütün yaz ayları boyunca her gün Ege’de, Akdeniz’de botlarda sahile vuran cesetleri ya da denizin ortasında kalan mültecileri gördük. Birileri yine ‘mülteciler üzerinden Türkiye’yi acaba köşeye sıkıştırır mıyız’ diye gayret ediyorlar. Son günlerde görüyorsunuz, Suriye sınırında Rus uçakları Türkiye sınırını tehdit ediyor, Türkiye sınırını taciz ediyor. Bütün bunların hepsi için gerekli tedbirleri alıyoruz. Zannettiler ki Türkiye zayıflar, hükümetsiz kalır, ayağına çelme takarız ama bunu başaramayacaklar” diye konuştu.

Türkiye’deki istikrarın bozulmaması adına destek isteyen Kurtulmuş, “Bütün Türkiye’deki vatandaşlarımızdan istediğimiz, Türkiye’deki istikrarın bozulmamasıdır. Türkiye’nin krizler, kaoslarla karşı karşıya kalmamasıdır. Bunun için tek başına, güçlü bir şekilde AK Parti’yi iktidara getirmenizi diliyoruz. 1 Kasım inşallah, güçlü bir iktidarı çıkaracak ve Türkiye’de kriz bekleyenler avuçlarını yalayacaklardır” ifadelerini kullandı.

Kurtulmuş, 13 yıllık AK Parti iktidarı sırasında çok hizmetler yapıldığına dikkati çekerek, Türkiye’nin istikrar içerisinde ilerlemesi gerektiğini söyledi.

– “Kendinize oy verin, çocuklarınızın geleceğine oy verin”

Türkiye’de sağlanan istikrarın devam ettirilmesi adına 1 Kasım’ın önemli olduğunu belirten Başbakan Yardımcısı Kurtulmuş, şunları kaydetti:

“İstikrarı devam ettirmemiz lazım ancak şunu söyleyeyim, Türkiye’de çok işler yapılmış olmasına rağmen henüz Türkiye dünyanın Süper Ligi’nde değildir. Şu anda play-off oynuyoruz futbol tabiriyle. Birinci Lig’den play-off’a çıktık ama Süper Lig’e çıkmamız, yani Türkiye’nin 20-25 bin dolarlar seviyesine çıkması, Türkiye’nin dünyanın büyük ekonomilerinden, 10 büyük ekonomisinden birisi olması için ha gayret, az bir gayrete ihtiyacımız kaldı. Onun için sizlerden 1 Kasım’da Türkiye’de AK Parti’yi koalisyon ortağı bulmaya mecbur bırakmayacak bir sonucu ortaya çıkarmanızı rica ediyoruz. Kendinize oy verin, çocuklarınızın geleceğine oy verin, torunlarınızın geleceğine oy verin, Türkiye’nin dünyanın en büyük ülkelerinden birisi olmasına oy verin.”

Kurtulmuş, konuşmanın ardından Gürgentepe Belediyesini ziyaret etti.

AA

‘Türk milleti bizden adalet bekliyor’

Adalet Bakanı Kenan İpek, Fetullahçı Terör Örgütü’nün yargı içindeki yapılanmasına ilişkin, “Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu, genel olarak bu yapılanmaya karşı çalışma başlattı ve devam ediyor. Açık söyleyeyim; Nereye kadar gidiyorsa gidecek. Türk milleti bizden adalet bekliyor, Anayasa ve yasalara göre hakkını arıyor. Hakim ve savcılarımız bunu bırakıp, bir başka yerden emir ve talimatla karar veremez, bunu kabul etmemiz asla mümkün değil. Bunun anayasa ve yasalarımızda karşılığı var, ne gerekiyorsa bu yapılıyor şu anda ondan hiç kimsenin şüphesi olmasın” ifadelerini kullandı.

İpek, iş yurtlarında hükümlü ve tutuklular tarafından üretilen ürünlerin tanıtımı ve satışının yapıldığı “Geleneksel 12. Ankara Ürün ve El Sanatları Fuarı”nda, gazetecilerin gündeme ilişkin soruları yanıtladı.

İpek, “Fetullahçı Terör Örgütü, PKK, DHKP-C gibi terör örgütü listesine alınacak mı?” sorusu üzerine de “Eğer tutuklama kararı veren hakimimiz kararında bunu belirtmişse, iddianamede yazılmışsa, mahkeme ilamında belirtilmişse terör örgütü diye tabii ki biz bunu böyle değerlendireceğiz, böyle değerlendiriyoruz, terör örgütüdür” dedi.

“Yasalar içerisinde herkes vazifesini yapmak zorunda”

“Fetullah Gülen hakkında kırmızı bülten çıkarılmasına ilişkin süreç hangi aşamada?” sorusuna ise İpek, “Adliyelerden bize o talep henüz gelmedi, bekliyoruz. Gelince değerlendireceğiz” karşılığını verdi.

Bakan İpek, “Zekeriya Öz ve Celal Kara ile ilgili son durumun” sorulması üzerine de “Almanya’dan iade talebimiz oldu, ona henüz bir cevap verilmedi. Adli İşbirliği Anlaşması çerçevesinde bunu biz talep ettik. Bizdeki bilgiler Almanya’da olduğu yönündeydi” değerlendirmesinde bulundu.

İnterpol Genel Sekreterliği’nin, Türkiye’nin kırmızı bülten konusundaki talebini reddettiğini anımsatan İpek, Ergenekon ve Balyoz sürecinde de kırmızı bülten taleplerinin kabul edilmediğini kaydetti.

“Fetullahçı Terör Örgütü’nün medyasına karşı bir önlem alınacak mı? Bu medya tarafından suç işlenmiyor mu?” sorusuna karşılık, İpek, suç işlenmesi durumunda Cumhuriyet savcılarının gereğini yapacağını söyledi.

“Poyrazköy davasında sanıkların hepsi beraat etti. Birçok insan mağdur oldu. O zaman çok adaletli bir karar gibi görülüyordu, şimdi aynı mahkemeler tam tersi bir tavır ortaya koydu. Adalet kavramı açısından bu sonucu nasıl değerlendiriyorsunuz” sorusuna, İpek, şu yanıtı verdi:

 “Bağımsız mahkemelerimiz bu konuda kararlarını veriyorlar. Geçmiş dönemdeki yargılamalarla ilgili HSYK’ya çeşitli şikayetler oldu, olmaya da devam ediyor. Yüksek kurul da bu iddiaları, şikayetleri değerlendiriyor. Eğer önceki yargılamaları veya hazırlık tahkikatını yapan savcılarımız, hakimlerimiz yasa, kanun dışı örgüt kapsamında bir faaliyet göstermişlerse, mutlaka bunun da hukuk karşısında bir cevabı olacaktır. HSYK bu konuda çalışmalar yapıyor, bazı hakim ve savcılarımızı açığa aldılar, bazılarını ihraç etiler. Yine devam eden çalışmalar var HSYK’da. Türkiye bir hukuk devleti, hiç kimse anayasadan, yasadan almadığı bir yetkiyi kullanamaz, bir başka yerden emir ve talimat alamaz. Yasalar içerisinde herkes vazifesini yapmak zorunda hakim de savcı da olsa.”

“Fetullahçı örgütün yargıdaki uzantıları ile Poyrazköy ve şike davalarında geçmiş dönemle, şimdi verilen kararlar arasındaki farklılıkların” sorulduğu Bakan İpek, şöyle konuştu:

“Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu genel olarak bu yapılanmaya karşı çalışma başlattı ve devam ediyor. Açık söyleyeyim; Nereye kadar gidiyorsa gidecek. Türk milleti bizden adalet bekliyor. Anayasa ve yasalara göre hakkını arıyor. Hakim ve savcılarımız bunu bırakıp, bir başka yerden emir ve talimatla karar veremez, bunu kabul etmemiz asla mümkün değil. Bunun anayasa ve yasalarımızda karşılığı var, ne gerekiyorsa bu yapılıyor şu anda ondan hiç kimsenin şüphesi olmasın. Hakim ve savcılık, hakimin takdiri, layüsellik, kafasına göre hakaret ediyor demek değildir. Türk milleti İstanbul’daki iki hakimin tavrını, davranışını, hareketini gördü. Bu yargıda da intikal etti, kamu davası açıldı. Mutlaka milletimiz bunu takdir ediyordur. HSYK bu konuda kararlıdır.”
 

AA

 

“Hem NATO takip ediyor hem de biz”

Başbakan Yardımcısı Tuğrul Türkeş, “Rusya’nın uçakları, ‘Suriye’de bir güvenlik tesis edecek’ diye geliyor. Türk hava sahasını da dolayısıyla da NATO ülkesinin hava sahasını ihlal ediyor. Bunun ne olduğunu hem NATO takip ediyor hem de biz takip ediyoruz” dedi.

Türkeş, “Dünya Serebral Palsi Günü” dolayısıyla Milli Eğitim Bakanlığı ile Serebral Palsili Çocuklar Derneği (SERÇEV) arasında imzalanan protokol kapsamında yapılacak Türkiye’nin ve dünyanın ilk engelsiz meslek Lisesinin temel atma törenine katıldı.

Törende konuşan Türkeş, SERÇEV’den çok şey öğrendiğini belirterek daha önce de SERÇEV’in yaptığı bir çalışmaya katıldığını anımsattı.

“Engelli olmak ne demektir, bize öğrettiler” diyen Türkeş, SERÇEV’in toplumsal farkındalığı artırdığını vurguladı.

-400 serebral palsili öğrenci eğitim alacak

Projeye göre Engelsiz Meslek Lisesinde 36 derslik, 9 atölye, çok amaçlı salon, yemekhane, spor salonu, kantin, kütüphane, bilgi işlem ve ders araçları odası gibi ünitelerle sığınak, depo, teknik merkez gibi kısımlar da yer alıyor.

Dört ana bölümden oluşması planlanan lisede, 400 serebral palsili öğrenci ile 200 normal gelişim gösteren öğrenci ortak alanda çapraz kaynaştırma eğitimi alacak.

Engelsiz meslek lisesinde olması düşünülen bölüm ve programlar dönemsel olarak değişimli şekilde iş piyasası analizi yapılarak belirlenecek.

Meslek lisesinde halkla ilişkiler ve organizasyon hizmetleri, grafik ve fotoğraf, büro yönetimi ve sekreterlik, gazetecilik, muhasebe ve finansman, peyzaj, sanat ve tasarım alanı, dans ve müzik eğitimi, dekorasyon, yaşam koçluğu gibi bölümler planlandı.

Açılışa Ankara İl Milli Eğitim Müdürü Erol Bozkurt, AK Parti Ankara milletvekilleri, SERÇEV Yönetim Kurulu Başkanı Sinem Ersoy ve serebral palsili çocuklarla aileleri de katıldı.

– “Hem NATO takip ediyor hem de biz”

Açılış sonrası gündeme ilişkin soruları yanıtlayan Türkeş, bir gazetecinin Rusya’nın Türk hava sahasını ihlalini hatırlatarak bununla ilgili alınacağı iddia edilen tedbirlere ilişkin sorusu üzerine Türkiye’nin hava savunma sisteminde bir eksiği ve açığı olmadığını söyledi.

Her geçen gün teknolojinin artmasıyla yenileme ve hava savunma sistemini güncelleme ihtiyacı olduğuna işaret eden Türkeş, bu bakımdan Suriye’nin kuzeyindeki Rus uçaklarının, Türk hava sahasını ihlal etmesi sebebiyle konuların gözden geçirileceğini dile getirdi.

Sınırın çok girintili çıkıntılı olması nedeniyle zaman zaman tacizlerin yaşanabileceğine dikkati çeken Türkeş, Türkiye’nin uyarılarını yaptığını, angajman kurallarının herkes için geçerli olduğunu ifade ettiğini aktardı.

Türkiye’nin bir NATO üyesi olduğunun altını çizen Türkeş, “Türkiye’ye yapılan her hareket, NATO’ya karşı yapılmıştır. NATO da zaten bu doğrultuda toplantılarında dün de NATO Genel Sekreteri’nin açıklamaları bu doğrultuda oldu, konunun takibindeyiz” değerlendirmesinde bulundu.

Rusya makamlarından gelen bilgilerin doyurucu olmadığını vurgulayan Türkeş, 2 dakika 20 saniyelik iki hava sahası ihlalinin yapıldığını ve konunun araştırıldığını söyledi.

Türkeş, konuyla ilgili değişik kademelerde temas kurulduğunu belirterek, şunları kaydetti:

“Türkiye 60 yıllık NATO üyesi. Rusya’nın uçakları, ‘Suriye’de bir güvenlik tesis edecek’ diye geliyor. Türk hava sahasını da dolayısıyla da NATO ülkesinin hava sahasını ihlal ediyor. Bunun ne olduğunu hem NATO takip ediyor hem de biz takip ediyoruz. Orada zaten radar sistemleri de var. Dakikasıyla ihlal olduğu anda Ankara’da komutanlar aynı anda buradan takip edebildiler. ‘Orada bir güvenlik açığı yok’ dediğim o. Ama bu arada 2015 için güvenlik açığı yok, teknoloji her geçen gün ilerliyor. 2018, 2020, 2025 için yeni sistemler alınması lazım. Onlarla da ilgili çalışma yapılıyor.”

AA

‘Nobel ödülü alan ikinci bir vatandaşımız oldu’

Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, Türk bilim adamı Prof. Dr. Aziz Sancar’ın kimya dalında Nobel Ödülü’ne layık görülen üç kişi arasında yer almasına ilişkin, “Nobel ödülü alan ikinci bir vatandaşımız da oldu. Hayırlı olsun. Çok sevindik” değerlendirmesini yaptı.

Avcı, Eskişehir’de Eğitim Bilişim Ağı (EBA) tanıtım toplantısında, gazetecilere Nobel Kimya Ödülü’nü Türk bilim adamı Aziz Sancar’ın almasına ilişkin, “Türk asıllı ABD vatandaşı Aziz Sancar, üç arkadaşıyla paylaşarak Nobel kimya ödülünü almış. Çok sevindirici bir haber. Bugünkü toplantının da içeriğine doğrusu denk geldi. Böylece Nobel ödülü alan ikinci bir vatandaşımız da oldu. Hayırlı olsun. Çok sevindik” ifadelerini kullandı.

Avcı, şöyle konuştu:

“İlk Nobel ödülünü Orhan Pamuk aldığı zaman hemen ilk aklıma gelen şu olmuştu. ‘Oh şimdi başkaları tercümeden okuyacaklar. Çünkü o güne kadar biz Nobel Edebiyat ödülü alan yabancı yazarların kitaplarını hep tercümelerinden okuyorduk. İlk defa Nobel ödülünü bir Orhan Pamuk, biz, bizim çocuklarımız kendi anadilimizle okuyacaklar, başka çocuklar tercümelerinden okuyacaklar’ demiştim. Tabii anadilin verdiği tadı da hiçbir şey tutmaz. Kimya ödülüne de ayrıca sevindim. Hayırlı olsun.”

Bakan Avcı, “Türk vatandaşlığı da olan Türklerden de önümüzdeki yıllarda, EBA’nın da katkısıyla öğretmenlerimizin katkısıyla diğer alanlarda da nice nice ödüller alan, başarılar kazanan öğrencilerimiz ve öğretmenlerimiz olacak inşallah” temennisinde bulundu.

AA